Zeytin hasat zamanı ve olgunluk basamağı kriteri nedir?

 

 

Hasat zamanı ve olgunluk basamağı:

Zeytinyağı kalitesini etkileyen en önemli faktörlerden biri hasat zamanı ve olgunluktur. Hasat zamanı coğrafi konuma, çeşide, iklim koşullarına ve ürünün değerlendirilme şekline göre değişiklik göstermektedir. Olgunlaşma sürecinde zeytinde fiziksel ve kimyasal değişimler meydana gelir.
Zeytin meyvesinde olgunluk basamağı 5 aşamadan oluşmaktadır.

Birinci basamak yeşil zeytin %100, ikinci basamak %50 renk değişimi, üçüncü basamakta %100 kabuk renginde değişim, dördüncü basamak %50 meyve etinde renk değişimi, beşinci ve son basamak %100 meyve etinde renk değişimidir.

İyi kaliteli zeytinyağı elde etmek için zeytinler birinci, ikinci ve üçüncü basamakta hasat edilmelidir. İdeal hasat zamanı yağın maksimum kalite ve en iyi duyusal özelliklere sahip olduğu dönemdir. Olgunlaşma tamamlandıktan sonra yüzde yağ içeriği sabit kalmakla birlikte su oranı azalmaktadır (www.ftp.fao.org). Zeytinde yağın maksimuma ulaştığı olgunlaşma dönemi, yağın genellikle en iyi kalite ve duyusal özelliğe sahip olduğu dönem ile
aynı zamana rastlamaz. Kaliteli ekstra sızma zeytinyağı için meyve renginin yeşil, lezzetin yoğun meyve tadında ve hafif acı ve yakıcı olması tercih
edilir.

http://www.olistar.com

BALIKESİR İLİ EDREMİT İLÇESİ YAĞLIK ZEYTİN ÜRETEN İŞLETMELERİN EKONOMİK ANALİZİ

Hakan ANAÇ
TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI
ANKARA

ANKARA ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ

Bu araştırmada, Balıkesir ili Edremit ilçesinde, ilçeyi doğal koşullar ve sosyo ekonomik açıdan temsil eden ağırlıklı olarak yağlık zeytin yetiştiren örnek köylerdeki tarım işletmelerinin ekonomik analizi yapılarak, aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir:
– İncelenen işletmelerde işletmeler ortalaması dikkate alındığında her aileye 1,67’si erkek, 1,49’u kadın olmak üzere toplam 3,16 kişi düşmektedir. Bu durum, araştırma kapsamındaki işletmelerde kadın ve erkek nüfusunun birbirine yakın olduğunu göstermektedir.
– İşletmelerde okur-yazar oranı ortalama % 94,81 olup bunun % 54,45’ini erkekler, % 45,55’sını kadınlar oluşturmaktadır. Bu oranlar dikkate alındığında işletmelerde okuma yazma oranı, 1990 nüfus sayımına göre Türkiye ortalaması olan % 80,50’nin üstündedir.
(Anonim 2001b). Ayrıca, incelenen işletmelerde ilkokul mezunu oranı %62,01 ile ilk sırayı almakta orta-lise öğrenim ile yüksek öğrenim oranları sırasıyla %18,51 ve 3,25 gibi önemli oranlarda yer almaktadır.
– Ele alınan işletmelerde çiftçi ailesi başına ortalama 2,01 erkek işgücü mevcut olup, bunun % 60,70’ini erkekler, % 39,30’unu kadınlar oluşturmaktadır. Bu oranlar söz konusu işletmelerde işgücü kaynağının daha çok erkeklerden oluştuğunu göstermektedir. İşletmelerde aile işgücü yaygın durumdadır. Yabancı işgücü kullanımı ise geçici işçi şeklinde olmaktadır, daimi yabancı işçiye rastlanılmamıştır.
– İncelenen işletmelerde arazi tasarruf şekillerine bakıldığında, ortalama 39,74 da’lık işletme arazisi içinde mülk arazilerin oranı %85,61, ortağa tutulan arazinin oranı %2,94 ve kiraya tutulan arazilerin oranı ise %11,45 olarak hesaplanmıştır. Bu durum, işletmelerin büyük çoğunluğunun kendi mülk arazilerini işlettiklerini ortaya koymaktadır. Anket yapılan işletmelerde kiraya verilen araziye rastlanılmamıştır.
Kiraya tutulan arazi başlığı altındaki arazilerin hepsi zeytine aittir ve orman vasfını yitirmiş nitelikte ve arazi üzerindeki zeytin ağaçlarının mülkiyetinin şahıslara, arazinin mülkiyetinin devlete ait olduğu arazilerdir. Arazi kiralama bedeli olarak yıllık bazda 76dekar başına arazinin yeri ve durumuna göre değişen miktarlarda “icr’i misil” adı verilen devlet arazisinin kullanılmasına karşılık ödenen bir ceza bedeli alınmıştır.
– İncelenen işletmelerde işletme arazisinin %92,16’sı gibi çok büyük bir oranını
zeytinlik arazi, geriye kalan %4,65’lik kısmını meyvelik, %0,76’sını tarla arazisi,
%0,51’ini sebzelik ve %1,93’ünü diğer araziler (fıstık çamı, kavaklık vb)
oluşturmaktadır. İşletme arazisinin en büyük kısmını oluşturan zeytin arazisinin
yalnızca %3,76 kadar küçük bir oranı sulu, geriye kalan %96,24’lük kısmı ise susuz zeytin arazisidir.
– İncelenen işletmelerde ortalama aktif sermaye 273.055,12 YTL olup, bunun
%97,22’sini çiftlik sermayesi, %2,78’ini ise işletme sermayesi oluşturmaktadır. Aktif sermaye içinde toprak, bina ve alet-makina sermayesi oranlarının bu denli yüksek olması, işletmelerin rantabl çalışmalarını olumsuz yönde etkilemektedir.
– İşletmelerin az bir kısmı kredi kullanmaktadır ve kullanılan bu kredinin %43,06 gibi
önemli bir oranı şahıslardan alınan borçlardan oluşmaktadır. Geriye kalan %29,30’lık kısmı %28’lik faiz oranı ile T.C. Ziraat Bankası’ndan, ve % 22,16’lık kısmı ise %25’lik faiz oranı ile Tarım ve Kredi Kooperatifinden sağlanmaktadır. İşletme sahiplerinin beyanına göre; kredi faizlerinin enflasyon oranı ve çiftçi şartlarında tarımsal üretim göz önüne alındığında yüksek olması çiftçilerin girdi kullanımlarını ve kredi taleplerini kısmaları sonucunu doğurmaktadır.
– İncelenen işletmelerde gayri safi üretim değerinin %95,80 gibi önemli bir kısmı
bitkisel üretimden, %4,20’si ise hayvansal üretimden meydana gelmektedir. Bitkisel üretim değeri içinde en büyük payı %86,86 ile zeytin alırken, hayvansal üretim değeri  içinde en büyük payı %1,75’lik pay ile sığırcılık almaktadır.
– Ele alınan işletmelerde gayri safi hasılanın büyük bölümünü (%83,35) gayri safi
üretim değeri oluşturmaktadır. Gayri saf hasıla içinde konut-kira bedelinin payı %14,66 gibi önemli bir orandadır ve işletme dışı tarımsal gelirin payı ise %1,98’dir. Tüm 77işletmeler ortalamasına göre saf hasıla 676,40 YTL., brüt kâr 5.345,59 YTL., tarımsal gelir 5.291,45 YTL ve toplam aile geliri 7.396,80 YTL. olarak hesaplanmıştır.
– İncelenen işletmelerde mali rantabilite % 0,09 ve ekonomik rantabilite % 0,25 olarak bulunmuştur.
İncelenen işletmelerin daha başarılı durumda çalışmalarını sağlamak için aşağıdaki hususların göz önünde tutulması yararlı olabilecektir:
– İşletmelerin arazi dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Bunun için de
işletmelerin küçülmesini önleyici hukuki önlemler alınmalıdır.
– İşletme sahiplerinin beyanlarına göre, toprak tahlillerinin yaptırılmaması nedeniyle düşük verim ve kalitede ürün elde eden çiftçilerin bu konuda bilgilendirilmesi ve bölgede gerekli yayım çalışmalarının yapılması zorunlu olmaktadır.
– Çiftçilerin ortak sorunlarına çözüm bulabilmeleri, ürünlerini daha iyi
değerlendirebilmeleri ve girdi ihtiyaçlarını daha ucuz ve yeterli miktarda karşılamaları için kooperatifleşme ve üretici birlikleri gibi çiftçi örgütlerine ağırlık verilmelidir.
– Özellikle markalı üretim yapan işletmelerin daha kaliteli dane zeytin üretmelerini ve istenilen özellikte ve istenilen zamanda hasat yapmalarını teşvik etmek amacıyla sözleşmeli üretime geçmeleri daha faydalı olabilir. Bu şekilde kaliteli dane zeytine prim verilerek düzenli ve yüksek verim için üreticinin ağaçlarına en iyi şekilde bakması teşvik edilmiş olacaktır.
– Bölge tarımında az da olsa yer alan hayvancılık küçükbaş hayvancılığın ağırlıklı
olarak yer aldığı bir şekilde yürütülmektedir. Zeytin ağacının taçlandırma yüksekliği başta işçilik masrafının azaltılması amacı ile alçaktan taçlandırılmaktadır. Fakat bu durum bu verimli dalların küçükbaş hayvanlarca yenmesine ve bahçelerde verim kayıplarına neden olmaktadır. Bu nedenle çiftçi malları koruma organizasyonları daha etkin hale getirilmeli ayrıca bu organizasyonlar yerel organizasyonlar yerel yönetimlerce desteklenmelidir.
– Bölgede zeytin bahçelerinin önemli bir kısmı meyilli arazilerde bulunmaktadır. Bu bahçelerde kültürel işlemlerde, hasat ve hastalıklarla mücadelede zorluklarla karşılaşılmaktadır. Bu durum yüksek kaliteli ve verimli ürün elde etmeyi engellemekte ve işletmelerin başarılı bir üretim faaliyeti gerçekleştirememelerini beraberinde getirmektedir. Bölgenin dağlık yapısı da dikkate alınarak, arazide mutlaka teraslama ve sekileme uygulamaların erozyon kontrolü ve yağmur sularının toplanması bakımından önemi dikkate alınarak bölge için teşvik edilmesi gerekir.
– Birim alana ağaç sayısının toprak ve arazi şartlarına göre belirlenerek artırılmasında büyük fayda vardır. Bölgede mevcut durum olan dekara yaklaşık ortalama 14 ağaç sayısının en az 40 ağaç olacak şekilde artırılması birim alandan alınan verimi de artıracaktır.
– Bölgede genellikle yeni zeytinlik tesis etmenin oldukça az olduğu görülmektedir. Bu durumun giderilmesi için gerekli önlemlerin alınması gereklidir.
– Yüksek verim ve kalite için özellikle yağa işlenecek ürünün hasat zamanı iyi
belirlenmelidir. Hasatta 40-50 kg lik plastik kasalar kullanılmalıdır. Toplanan meyve en az zararla ve en kısa zamanda işletmeye ulaştırılmalıdır. Hasat ağaca en az zarar verecek yöntemde yapılmalıdır. Mevcut sırıkla hasatta mutlaka kalifiye sırıkçı kullanılmalıdır.
Aksi takdirde gelecek yılın ürünü verecek olan sürgünlerin de zarar görmesi söz konusu olabilecektir. Araştırma alanında bu gibi hususlara çok dikkat edilmemektedir.
– Zeytin alanlarının büyük çoğunluğu sulanmayan arazilerdir. Bu durum verim
düşüklüğünü beraberinde getirmektedir. Bu nedenle zeytinliğine damlama sulama sistemi gibi sulama sistemlerini kurmak isteyenler desteklenmelidir.
– Zeytin üretimini etkileyen hastalık ve zararlılar ve özellikle zeytin sineğine karşı etkin mücadele yapılmalı ve uçakla mücadele haricinde etkin ve ekonomik bir mücadele şekli olmadığı için mutlaka desteklenmelidir.
– Körfez bölgesi zeytininin ve zeytinyağının dünyanın kalite ve nitelik açısından en iyisi olduğu birçok çevreler tarafından kabul görmektedir. Bu bölge zeytinyağının EdremitAyvalık-Burhaniye zeytinyağları adı altında coğrafi işaret alınmalıdır.
– Yurt içi tüketim düzeylerinin yükseltilmesi için, zeytinyağı tüketmeyen ya da az tüketen kitleleri hedef alan ülke çapında tüketimi özendirici, reklam, tanıtım ve promosyon faaliyetlerinin yaygınlaştırılması tüketimin artırılması yararlı olacaktır.

Hakan ANAÇ
TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI
ANKARA

ANKARA ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ

Zeytin, Badem, Ceviz, Turunçgiller Hasat Teknolojileri

Türkiye’nin lider hasat makineleri firması ”Olistar” kurulmuş olduğu 1960 yılından beri hem yurt içi hem yurt dışındaberi faliyet göstermektedir.

Türk tarım sektörüne fayda sağlamak gün geçtikçe artan hasat ve ilaçlama maliyetlerini düşürüp mekanizasyona yönlendiren Olistar, yıllların tecrübe ve birikimini sizinle paylaşmak için kaliteyi hedef edinmiş bir şirkettir.

Lütfen detaylı bilgi için web sayfamızı sayfamızı ziyaret edip

http://www.olistar.com

Bizimle bağlantıya geçmek  için çekinmeyin.

0 212 482 09 88